Atiye Üçüncü Sezonu İle Veda Etti | Final Yorumu

İlk yerli Netflix dizilerimizden : Atiye

Uzun bir aradan sonra yeni bir final yorumu ile geldim 🙂

Atiye dizisini izlemeyenler için ilk sezon yorumumu ekliyorum. Hala izlemeyenler ve fikir sahibi olmak isteyenler buyrun 👀

Dizinin Konusu:

Atiye(The Gift) Şengül Boybaş’ın Dünyanın Uyanışı adlı romanından esinlenilerek yapılan yerli orijinal Netflix dizisidir.

Atiye genç ve güzel bir ressamdır. İstanbul’da ailesi ve sevgilisi ile sade ve sakin bir yaşam sürmektedir. Atiye doğduğu zamandan beri çalışmalarında tek bir sembol çizmektedir. Yine bu sembol üzerine bir sergi açmıştır. Fakat bu sergiden sonra hayatı değişecektir.

Göbeklitepe ‘de yapılan bir kazıda bulunan sembolün yıllardır resmettiği sembolle aynı olduğunu fark edecektir. Hemen Göbeklitepe’ye sembolle olan ilişkisini öğrenmek umuduyla yola çıkar. Bölgedeki kazı çalışmalarını yürüten arkeolog Erhan ile tanışır. Bu keşif onları mistik bir yolculuğa çıkarır.

Atiye kendi iç dünyasında arayışa girerek dönüşümünü tamamlarken Erhan Atiye’yi tanımasının kaderi olduğunu fark edecektir. Bu buluşma onları mistik maceraya çıkarmıştır bile.

Final sezonu hakkında:

Final sezonunu izlemeyenler için bolca spoiler içerebilir. DİKKAT ❗❗❗

Gelelim Atiye’nin yolculuğunun son bulduğu 3. sezon yorumuna …

Atiye hakkındaki ilk yazımı okuyanlar bilir . Dizinin ilk sezonunu arkeolojinin geleneksel ögelerle ve yöresel motiflerle bağdaştırılmasını o kadar sevdim ki öve öve bitiremedim diziyi. Tabii Türkiye’de böyle fantastik ve mistik bir yapıma alışık olmadığımız için konunun temeli benim çok hoşuma gitmişti. Hatta hemen kitabını da alıp okudum.

Fakat anladım ki bizim memlekette bir iş çok övülüyorsa başına bir şey geliyor ve tadı kaçıyor. Atiye de aynen öyle oldu. İlk sezon su gibi bitti. İkinci sezon hafiften beyin yaktı. Üçüncü sezon kabak tadı verdi. Her sezon kendi içinde bir diziydi sanki. Konular her bölüm koptu. Diziyi gizemli hale getirelim derken gereksiz bir sürü ayrıntı eklendi. İnanın son sezon o kadar saçma ve sıkıcıydı ki sırf final adına yorum yapabilmek için izledim. Anadolu’daki her tarihi yer ile ilgili bir konu ekleme çabası ve her konudan bir sürü semboller, kehanetler hikayeler beynimizi yordu. 2. sezonun bitişi ile 3. sezonun arasında koca bir boşluk var. Birçok mantık hatası beyninizi zorluyor.

Kitabını okuyanlar bilir. Gayet sade ve duru bir anlatımı olan bir hikaye “Dünya’nın Uyanışı” Fakat kitaptaki hikaye ile neredeyse alakası bile yok. Mesela Atiye ve soyunun sürekli peşinde olan örgüt kim net bir cevabı hiçbir şekilde verilmiyor. (Kitaptan örgüt hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.) Oyuncular da hikayenin saçma gidişatının farkında olacak ki öylesine oynuyor gibiydiler. Beren Saat’in oyunculuğunu çok sevmeme rağmen o bile çok ruhsuz görünüyordu. Atiye’nin kızı Aden’den hiç bahsetmiyorum bile .Kız Göbeklitepe’nin tarihine kadar Dünya’nın büyün hafızasına sahip fakat Ozan öldüğünde bakışları ve davranışı ile Atiye ile Erhan’ı suçluyor.

Güzelim diziyi ne hale getirdiler aklım almıyor. Dizinin final sezonunda nispeten iyi olan tek şey görsel efektler oldu. En azından o konuda bir gelişme yaşanmış. Daha söylenebilecek çok fazla ayrıntı var maalesef.

Güzel başlayan kötü biten bir hikaye : Atiye

Dizinin final sezonuna verebileceğim puan 3 /10

Diğer dizi yorumları için tıklayınız.

İnstagram sayfamızı takip ettiniz mi ?

https://www.instagram.com/yorumvizyon/ ⭐⭐⭐

Sizinde Yorumlarınızı Bekliyorum :)